20 Şubat 2010 Cumartesi

her şey

b u y ü z d e n

başka biri olmadığın için..

işten dönen yara..

Kocaman bir boşluğun içindeki güpegündüz arayışlardan birini aldı ve sanki onunmuş gibi sahiplendi. İçine açıp bakmaya vakit bulmadı, dahası vakitleri düşünmeyi çoktan bırakmıştı. Onun için yapılacaklar bırakmaktan ibaretti ve başlangıçlar da bırakınca canlanırdı. Bir zamanlar başlangıçların hafifliğine inanırdı. İsterseniz kendini kandırmak deyin buna ya da uygun kılıflara güzel renkler seçmek.. Tanımları da bıraktığı için bir daha yüzünüze bakmayacak..

Uzatmak vardı. İnandıkça kollarının daha da ileriyi gördüğünü düşünmek hayal gücüydü. Öyle keskin ve gerçekliği acıtan çizgiler vardı ki her şey aynı uzunluktaydı. Cisimleri değiştiremediği gibi yer değiştirmede de başarılı değildi. Güzel yerler gördü. Güzel maviler.. Gökle denizin karıştığı yerde ince çizgilerde yürümek ona özgürlüğü çağrıştırırdı. Etrafındaki düşeceğinden korkan insanları çok sevdi. Medet ummak fiilini canlandırdı bir zamanlar.

Dolan krediler vardı. İnsan bir şeyi bir defa yapar. Çünkü diğerlerini kimseyle paylaşmaz. Paylaşmak istemez.

Avuçlarını sıkınca onları yok edebileceğine inandı, inandıkça yeniden aynı şekilleri çizmeye başladı.

Biliyordu ama inanmıyordu. Bir yerlerde kaybettiği şeyleri bulmaktansa yerine yenileri koymaya çalıştı.

Sorun şu ki; o hala yaşıyor..

19 Şubat 2010 Cuma

Ş nin yanılgısı

asmışlar sallanıyor.
ucu denize sarkıyor.
başı sıkışmış, çıkmıyor.

tamamen düşemiyor.
oysa suyun altında hissediyor sadece..



ben bugün bir kutsallığı darmadağın ettim.
beni affet.

13 Şubat 2010 Cumartesi

kaZanın dibinde Z var..

yine..

Yağmurlu bir sabah..

Sonrasında açılan gök..

Taşınmak..

Başlangıç..

Mevsimler geçiyor..

Ben gidiyorum..

7 Şubat 2010 Pazar

Alkolün Fiziksel ve Ruhsal Etkileri

Fiziksel: Alkol vücuda giriş yapar, karaciğerde tam parçalanamaz, bir kısmı su olur idrar olarak atılır. Kalanlar kana karışır. Kana karışan alkol, sinir hücrelerinin arasındaki sinapsis boşluğuna dolar. İmpulsların atlaması için aksondan dendirite salgılanan nörotransmitter maddeler, sinapsis boşluğundaki alkol yüzünden salgılanamaz ve impuls aktarımı yavaşlar. İmpuls iletimi yavaşlayan bedende kontrol kaybı olur. Kısaca sarhoş olunur.

Ruhsal: Alkol doldukça vücuda, ne için içiliyorsa, keyifse keyif, kederse keder, artış gösterir.. Önce hafiften hissizleşmeye başlar beden, ruh kafesinden ayrılmaktadır çünkü.. İçtikçe ruhun bedeni sarar, daha çok içesin gelir.. Ruh serbest kaldı mı, hele bir de bedeni sardı mı, ne varsa içinde çıkar ortaya.. Dökülür o ağzından birer birer.. Kadehi tokuşturduğun kişiler de senle aynı durumdadır.. Karışır ruhlar birbirine.. İnsan insanı en iyi tatilde tanır derler.. Bence tamamen yalandan ibarettir bu deyiş.. Bence insan insanı, ruhlarını serbest bırakabildiği bir rakı sofrasında tanır..