21 Ağustos 2013 Çarşamba

11+10=21 (mod 8)

Bu benim için bir berraklaşma dönemi. Dışarıdan "aşık sen" nasıl olur öğrenmiştin. Şimdi de dışarıdan "sevgili sen" nasıl oluyor onu öğreniyorsun. Sonu nereye bağlanırsa bağlansın bu bir keşfediş süreci, duygularımın ve anki koşullarımın şekillendirdiği hayatımın etrafımdakilerle yürüyebilme ya da devam etmeme gücünü bulmak zorunda olmaya itiyor -teklikten bağımsızlıkla-. Bilerek hissetmek varsa o güç doğallıkla geliyor, kendiliğinden; yorulmuyorsun.

Bu zaman tek başına yorulmayı öğrenmeyi yaşatıyor.

Ondandır, gelecekten korkmuyorum.

Yaşadığım şey ne olursa olsun "benim" olacak ve ben "benim olan şeyleri" her şeyden çok severim. "Benim olan şeyler" bendir, benleşmiştir.

4S 1A bozulamayacak kadar gerçekse her şey olur.

15 Ağustos 2013 Perşembe

40 kere sonsuz aşk

Bir şeyi kırk kere söylersen olur.

Başka bir şeyi kırk kere söylersen o da olur.

Hangisine daha çok inandığın var ya, o gerçekten olur.
Her şeyin kökeninde kuantum mekaniğinde çözülemeyen o küçük yolak yatıyor.

Velhasıl,
Durup uzay büklümlerindeki zamanın ne yapacağına bakmak lazım.

Demiştim,
Kontrol manyaklığı sonum olacak diye.

Hala ölmedim.
Sakın olmasın.

Yeni arkadaşımla "Revolver" filmini izleyince anladım.
Egon yoksa hiçbir şeyin yok.

O yüzden bu kadar huzurluyum.
Mutlulukla huzur başka şeyler. Sonradan viski bardağına layık bulduğum passiflora ile tanıştığım zaman demiştim.

Huzurluyum.
Ama mutsuzluğum,

Köpek gibi.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

En sevdiğim dalgalı bileşenli biftek

Evimdeki bu "yalnızlığı" özlemişim. İstediklerimi yerinde bulmak güzel.

"İki"liğin uzaklaşması.

Aşk ahlakı "Sevda Sözleri"nden nerede ayrılıyor?

Sevgili Süreya,

Bir kaç satırına bir kaç zaman kaçırmadan denk gelsem bana dizelerinle verebilir misin yanıtımı?

Okuyayım. Orman sahneleri eşliğinde doğru sayfayı bulmam daha şüphesiz olabilir mi?

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Advanced Molecular Biology dersini ne de güzel dinlermişim meğer

Uzun bir yol kıvrımının köşesindeydi ince kırmızı şeritleri,
Üzerinden zaman geçtikten sonra üstesinden gelinenler gibiydi

Yürüyüp geçtiği kaldırımın yüksekliği,
Aynı O'nun elinden çıkmıştı,
Çizgileri..

270313

17 Haziran 2013 Pazartesi

Sevgiler sabah

Hiçbir şeye güvenmiyorum.

Sen de bana güvenme.

Duygularım HER şeyde o kadar değişken ki ben bile kendimi hiç sevmiyorum.

Ama iyi anlaşırız keratayla.


29 Mayıs 2013 Çarşamba

2805

Bazen evde gözlerim şiş dolaşıyorum.
Kimse farketmiyor.

Ben size benzeyemem.
Ama bir gün  ben yine de görüp
yine de susacağım.

O kadar olmuş olacak ki,
"Artık çok geç" cümlesinin bir zamanlar varolduğu
hatırlanmıyor


olacak.
 

6 Mayıs 2013 Pazartesi

bana baksana sen

Aslında tam da tahmin edebildiği için güzel. O, içinden geçen notayı vuruyor, bir diğeri çıngırağı yılandan çıkarıyor ya karnının içinden, işte tam o yüzden.

Oysa o senin ne olduğunu çözmek için bile şevk uyandırmayan karışık -karışıktan ziyade saçma- altın yansımaların canımı sıkıyor. Çünkü sıkıcı be yavrum. Üfledin de ne oldu?

belki de benim tahmin edebilmem, en başta çözülmesi şevk uyandırdığı içindi.

ölümcül günah candır. buradaki şekiller de.
arkasından kötücüllükle karışık çocuk kahkahası duyurduğu için.

bu oyundaki küçük çocuk benim.