2 Eylül 2010 Perşembe

SEn

Bunun içinden çıkmayı deniyor. Aynı resimlere demir kaplamalı sözcükler giydirmiş, kurşun geçirmiyor. O eski çocuklukları yapmak istiyor hem de deliler gibi. Ama öyle hissetmiyor. Kendine dışardan bakmaktan hep nefret etti ve şimdi bunu yapabildiği için kendinden nefret ediyor. Ondan nefret etse -herkesin yaptığı gibi- en katlanılır olanını seçecek. Ama yapmıyor. "Aşk değil ama sevgi böyle bir şey.." diye düşünüyor. Artık uzunluğu önemsenmeyecek kadar kısa cümlelerle konuşuyor, yazıyor. Tanımları hep aynı noktadan çıktığından hiçbir cümlesi bitmiyor. İçinden konuşuyor. Dışından yazıyor.

Küçük bir yazı yazmak istiyor. Ama o kadar yabancılaşmış ki yazamıyor. İçinden söylüyor, cümle cümle geçiyor. Heyecanlanmıyor. Yokluğa alışınca özgürlüğüne kavuşuyor.

Bazen onu düşünürken hala insani bir şekilde sıradanlaşıyor.

Belki de tek bir kurtuluşu vardır.

2 yorum: