11 Aralık 2009 Cuma

imza..

Dinlemek diyoruz.
Ölmek diyoruz..
Yaşamak diyoruz
Görmek diyoruz.

Sesleri dinleyebilecek kadar yaşamıyorum. Bir zamanlar taşlardan taşlara atlardık. Deniz vardı, zaman zaman gri olsa da mavi olduğunda da orada olabileceğimizi bildiğimizden pek de ciddiye almazdık olan biteni. Olan olmuştu. Biten bitmişti ve sadece konuşurduk. Bitenlerin ardından, ölenlerin ardından onlar hiç gerçek olmamışlar gibi kelimeler dökerdik. Yazılan her kelimenin gerçekliğini yitirdiği gibi bitenler de gerçek olmaktan çıkardı. Tek renkler görürdük. Gözyaşlarımızla gözlerimizin rengi aynıydı. Gözyaşlarımla gözlerim aynıydı. İnce bir hava yolunda ilerleyen çığlıklarım ona doğru gidiyordu. Cevaplar duyuyordum ama dinlemiyordum. Varlıktı ilgilendiğim şey, var olmanın miktarı değil. Ağırlıklar yaşanan çağırışlardı. Taşlardan taşlara atlardık ve arada kalanların ne olduğuna bakmayı hiç tercih etmezdik. Bir zamanlar tercihler vardı. Uzanan ve uzanmaktan korkmayan. İnsanların gözlerinin içine bakıp söylediklerini duymamak gibi sancılar o gri denizin karşısındaki salıncaklarda kaldı. Sokak köpeğinin teki en sevdiğim eteğine imzasını atmıştı..

Ben o günlerin imzasını unutmuyorum..

Yeni imzalar atabilmem için yeni bir isim olmayı bekliyorum..

Zamana inanmıyorum. Varlığıyla ilgileniyorum, uzunluğuyla değil..

Ben gidiyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder