Ucu acılmış kalemler vardı biraz ötesinde; yaprak öldüren, içinde dünya döndüren. Çizgilerin renk verdiği oyunlar vardı ve karakterlere ait olan seslerin satırları. Her sesin farklı bir varlığı vardı, her varlığın farklı bir çizgisi.
Aynı sahnede dolanan seslerin hepsini yazmaya kalkınca bir daha kalktığı yeri bulamadı. Dolaştı durdu, gece adını verdiği şarkılar yazdı. Şarkıları hep başkalarına yazdı, hep seslere yazdı. Dolmayan bir defter vermişlerdi ona kimse okuyamasın diye..
Bitmeyen kitapları kimse okumazdı.
Aynı şarkı birden fazla sese yazılmazdı.
Ve oyunda sadece tek bir nota yoktu.
Oyunun adı yoktu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder